Cezaevinden tahliyesine iki gün kalan Selamet ile müebbet cezası olan koğuş arkadaşı Sansar, aynı yolun yolcularıdır. Sansar'ı, Sivas kapalı cezaevine götürecek nakil aracı, Selamet'i de memleketine bırakacaktır. Bu yolun karşı yönden gelen bir başka yolcusu daha vardır: Behlül…
Behlül, sirkte gösteriye çıkan bir gorildir. Eğitmeni Ayı Bedri, sirkin elemanlarından Doğa'ya tecavüz etmeye kalkmıştır. Behlül, birçok insanın yapmayacağı insanlığı yapmış ve Doğa'yı Ayı Bedri'nin elinden kurtarmıştır. Kurtarırken de bir pençe darbesiyle Ayı Bedri'nin gözünü çıkarmıştır. Doğa her ne kadar Behlül'ü, intikam peşindeki Ayı Bedri'nin elinden kaçırıp saklamaya çalışsa da başarılı olamamış; Ayı Bedri, Behlül'ü yakalamış; zavallı hayvanı kamyonetinin kasasına zincirleyip yola koyulmuştur.
Ayı Bedri'nin kamyonetiyle, karşı yönden gelen ve Selamet'le Sansar'ı taşıyan cezaevi nakil aracı kaza yaparlar. Cezaevi nakil aracındaki şoför ve gardiyanın yaralı olmasından faydalanan Sansar kaçmak için iyi bir fırsat yakaladığını düşünmektedir. Tahliyesine iki gün kalan Selamet kaçmak istememektedir ama Sansar'la birbirlerine zincirlidirler. Gardiyanın tabancasını alan Sansar, Selamet'i tehdit eder. Selamet çaresizdir. Zincirden kurtuldukları anda kendi yollarına gideceklerine dair bir anlaşma yaparlar: Zincirden kurtulur kurtulmaz sen sağ ben selamet…
Kaçacaklardır ama iyi yürekli Selamet, yanan kamyonetin kasasından gelen seslere kayıtsız kalamaz ve kasanın kapısını açar. Karşılarında kocaman bir goril bulan Selamet ve Sansar'ın aklı çıkar: Şimdi sadece emniyet güçlerinden değil Behlül'den de kaçmaktadırlar.
Halbuki Behlül'ün onlarla bir işi yoktur: O, biricik dostu Doğa'ya kavuşmaya çalışmaktadır. Aynı yöne giden üç kaçağın yolu sık sık kesişir; yollar kesiştikçe Selamet ve Sansar hiç akıllarında olmayan maceraların içinde bulurlar kendilerini…


